maxicep haber

Ucuz oteller Antalya

Posted on by

Antalya ucuz oteller açısından en zengin tatil yerleri arasında olduğu için tatili burada yapmanın bütçenizi zorlamayacağını söyleyebiliriz. Tatil yapmak, hem denizle hem doğa ile hem de tarihi yerlerle iç içe olmak için ucuz otellerde Antalya da keyifli bir yolculuğa ne dersiniz?

Ucuz oteller Antalya da Nerede?

Aslında Antalya da ucuz oteller her yerde. Çükü erken rezervasyonla tatil satın almayı bildiğinizde, sizin için tüm oteller ucuz otel olur. Hem erken rezervasyon indirimi yaptırarak tatili olduğundan daha da iyi rakama almak, ailece tatily yapanlar için olduğu kadar tek başna tatile çıkanlar için de ideal değil midir?

Tatil köyleri ucuz olur!

Ucuz tatil yapmanın en iyi yolu her şey dahil konseptiyle hizmet veren otelleri bulmaktan geçer. Her şey dahil konseptinin de sadece tatil köylerinde yer aldığını düşündüğümüzde, tatili Antalya da tatil köylerinden satın almakla Antalya da ucuz tatil yapmanın aynı şey olduğunu görebilmeniz gerekiyor.

Antalya da ucuz tatil nasıl alınır?

* Tatili Antalya da en iyi rakama almak için sezon öncesinden araştırma yapmaya başlamak gerekiyor.

* Antalya ucuz oteller için fırsat sitelerinden son dakika tatil fırsatlarına bakmanız gerekir.

* Tatil köyleri, Antalya da tercih edeceğiniz otellerin başında gelmelidir.

Bu kurallara dikkat ederek Antalya tatilinizi ekonomik rakamlara satına lmanın keeyfini bu yaz yaşayabilirsiniz. Yaz tatilinizi Mayıs ayında programlamış olmanız, tatili Antalya da çok ucuza satın almanız için şarttır!

 

En ucuz tatil yerleri herşey dahil

Posted on by

Tatil keyfin yaşamak için ucuz oteller de tatil yapmak için herşey dahil tatil köylerinde tatil yapmayı seçmelisiniz. Çünkü ancak tatil köylerinde bütçenizi sarsmadan tatil yapabilir, hem maddi hem de manevi yönden mutlu olabileceğiniz bir tatile sahip olabilirsinzi. Her şey dahil konseptinin ne olduğunu, otellerde bu konseptin ne anlama geldiğini merak ediyorsanız size bunu anlatmak istiyoruz.

Her şey dahil otellerde nasıl bir konsept vardır?

* Otele girerken ne kadar ödeme yapacağınızı bilirsiniz.

* Sabah kahvaltıları, öğlen ve akşam yemekleri açık büfe şeklinde sunulmaktadır.

Aslında tatil köylerine has bir özellik değildir, tüm tatil köylerinde her şey dahil konsept vardır ama otellerde de, 5 yıldızlı tatil köyleri dahil bir çok butik otel de aynı konsepti kulalnıyor. Bu nedene her şey dahil konseptini sadece tatil köyleriyle bütünleştirmek olmaz. Otellerin avantajlarını bilerek tatil yapmak en güzeli!

Tatil de nelerin konsepte dahil olduğunu öğrenin!

Ucuz oteller de tatil yaparken,her şey dahil konsepte ne gibi hizmetlerin dahil olduğunu bilmelisiniz. Günde bir kere 5 çayı ve gece 11 e kadar yerli içecekler çoğunlukla konsepte dahildir. Ama bunları dışında ücretli olarak bir takım hizmetlerden istifade edebilirsiniz. Bu kısmı asla karıştırmamanızı istiyoruz, eğer konsepte nelerin dahil olduğunu bilirseniz, tatil sizin için gerçekten ekonomik olacaktır!

Ucuz otellerde her şey dahil konsepti ile tatil yapmak isteyenlerin erken rezervasyon yaptırmayı unutmamasını istiyoruz. Çünkü tatil, erken rezervasyon ve erken rezervasyon iptal sigortası ile harika avantajlarla sizin olabilir!

 

 

Ucuz Tatil

Posted on by

Tatili ucuz satın almak için uygulamanız gereken bir çok yöntem vardır. Bu yöntemlerden biri erken rezervasyon diğeri doğru zamanda doğru oteli seçmeyi bilmektir.

Eğer otel seçimi konusunda hep kararsız kalıyorsanız, tatil sitelerinden bu konuda öneri alabilirsiniz. Sezonun en güzel tatilini yapmak için son dakika fırsatları dahil olmak üzere erken rezervasyon kampanyalarından istifade edebilir, çeşitli turizm acentalarından en ucuz tatil otelini araştırıp bulabilirsiniz.

Ucuz tatil otellerinin özellikleri nelerdir?

* Erken rezervasyon kampanyaları ile %60 – %20 arası indirim sunarlar.

* Her şey dahil konsepti ile hizmet verdikleri için ailelerin öncelik tanıdığı tatil otelleridir.

* Aile odaları vardır, a la carte restorana sahiptirler.

* Tatil köyleri, ucuz tatil otelleri olarak görüldüğü için doğa ile iç içe ruhunuzu dinlendiren oteller buralardır.

Yaz tatili için de değerlendirebilir, kış tatili programlarınız için de ucuz tatil otellerinde kalabilirsiniz. Sezon öncesinden tatil köylerini değerlendirmek için erken rezervasyon yaptırdığınızda, ucuz tatil satın almanın en etkili yolunun erken rezervasyon olduğunu göreceksiniz. Tatil, ucuz olması için mutlaka erken rezervasyonla alınmalı.

Mutfaklara özel öneriler

Posted on by

Mutfak Aydınlatma Fikirlеri

 

Aydınlatmada еstеtik, kеsinliklе ışıklı еlеmanlarla mimari dışı süslеmе yapmak dеğildir. Dоğru aydınlatma ilе şık vе farklı оrtamlar yaratabilirsiniz. Şayеt aydınlığın vе gölgеnin nitеliği, ışığın rеngi vе aydınlık düzеyi dağılımı gibi ögеlеr mimari ilе birlеştiklеrindе muhtеşеm bir bütünlük оrtaya çıkar.escort bayanAydınlatmaya mutfak dоlaplarıyla başlayabilir; gеnеlliklе 35-40 сm еnindеоlan dоlaplarınıza mеrmеr yüzеyе yansıyaсak şеkildе küçük spоt ışıklar yеrlеştirеbilirsiniz. Yеmеk yеnilеn masada mutfak dоlaplarınıza mоntееttiğinizescort istanbul ışıktan daha kuvvеtli bir aydınlatma tеrсih еdеrsеniz akşam yеmеklеrinizdе hоş bir istanbul escort ambiyans yaratabilirsiniz. Işıklandırma kоnusunda kullanaсağınız ışık türü, halоjеn ya da sоğuk ışık da dеdiğimiz flоrеsan aydınlatma da оlabilir.

Eğеr mutfağınız günеş almıyоr vеya apatman bоşluğuna bakıyоrsa üzülmеyin оnun da çarеsi var; dışarıya gizli bir ışıklandırma yaparak mutfağınızı güzеl bir şеklidе aydınlatabilirsiniz. Mutfakta kullandığınız еv alеtlеrinin (buzdоlabı,bulaşık makinеsi vs.) yеrlеrini dеоrtamdaki ışığa еngеl оlmayaсak şеkildе yеrlеştirmеlisiniz. escortBu еv еşyalarının bоyutları kadar rеnklеri dе önеmli. Gеniş bir mutfakta kоyu rеnktееşyalar mеkana muhtеşеm uyum sağlarkеn, aynı şеyi küçük mutfaklar hakkında söylеyеmеyiz çünkü küçkü еbatlı mutfaklarda amaсımız mümkün оlduğunсa kullanışlı bir оrtam yaratmaktır vе bu оrtam da anсak dоğru büyüklük vе rеnktе kullanılan еşya vе dоğru aydınlatma ilеоlur.

Yüzücü kulağı hastalığı nedir?

Posted on by

Kulak hastalıkları son derece ağrılı ve bir o kadar yaşam kalitesini düşüren hastalıklardır. Yaşam kalitesini düşüren ve yüzücülerde sıklıkla yaşanan bu sorun, kulağa su kaçması sonucunda yaşanan ağrılı bir hastalıktır. Kulak yoluna kaçan su bir süre sonra su içerisinde bulunan bakteriler nedeniyle kulak yolunda iltihaba kadar giden sorunlara neden olur. Bu hastalığı önlemek için mutlaka kulak tıkaçı kullanmak gerekir.

Küçük çocukların banyo yaparken kulaklarına su kaçması da aynı sorunu tekrar tekrar yaşamasına neden olur. Yetişkinlerin de benzer problemle sık sık karşılaştığını ve kulağa su kaçırma sorununun gerçek bir problem olduğunu sizlere söylemek istiyoruz. İşitme duyusunda ciddi kayıplara neden olacak denli güçlü bir hastalık olan kulağa su kaçması hastalığı yani yüzücü kulağı hastalığı, tedbir alınabilinmesi mümkün, bu nedenle gerek duş alırken gerekse yüzerken kulak tıkaçı kullanarak bu hastalıktan korunmanızın olası olduğunu bilmelisiniz.

Çocukların eğitim öğretim döneminde herhangi bir hastalık nedeniyle okuldan uzak kalmaları ciddi bir sorundur. Bu nedenle çocukların okuldan uzak kalmaması gerekir. Gerek kulak rahatsızlığı gerekse nezle gibi nedenlerle okuldan uzak kalmaları eğitimleri açısından önemlidir. Çocukların daha az bu tür hastalıklarla maruz kalması, anne babaların dikkat etmesi gereken bir görev. Anne ve çocuk sağlığı ile ilgili bilgilere kaynak sitemizden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: http://www.sagliksiteniz.com/yasam/anne-ve-cocuk-sagligi

Bilgisayar başında çalışanlar, dikkat!..

Posted on by

Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre boyun fıtığı ile ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Göker, bu ağrıların dikkate alınmadığı takdirde bir çok sağlık problemine neden olabileceğini, yapılan araştırmalar, her 10 kişiden 8’inin hayatının bir döneminde omurga ağrısı çektiğini gösterdiğini söyledi.

CERRAHİ GİRİŞİMLER BU GÜN HIZLA GELİŞMEKTEDİR

Boyun bölgesinde toplamda 7 adet omurga bulunduğunu hatırlatan Dr. Göker, “Her 2 omurga arasında 1 adet disk adı verilen, kıkırdak dokudan oluşan yapılar ve diskin içerisinde jöle kıvamında bir yapı mevcuttur. Diskin sağlam olan dış halkası yırtılır ise içerisindeki jöle kıvamındaki yapı yırtıktan dışarı çıkar ve omurilik kanalı ve sinir köklerini sıkıştırmaya başlar. Bu tablo boyun bölgesinde görüldüğünde boyun fıtığı olarak adlandırılır. Bu durum boyun ağrısı ile birlikte, omuzdan başlayan ve kola vuran ağrılara ve kolda kuvvetsizliğe neden olur. Boyun fıtığı tedavisinde yatak istirahati, boyunluk takılması ve ilaç tedavisine rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı etkilenen ve kolda ciddi kuvvet kayıpları (felçler) ortaya çıkan hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmektedir. Yapılan cerrahi müdahaleler sonucunda hasta kısa sürede günlük yaşantısına geri dönebilmektedir. Tedavisinde gecikilen vakalarda ise ağrılar ve felçler kalıcı olabilmektedir” diye belirtti.

ANİ VE TERS HAREKET YAŞANMASI SONUNDA BOYUN FITIĞI RİSKİ ARTAR

Risk faktörleri ve risk grupları hakkında bilgi veren Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Tuncer Göker, “Boyun fıtığının görülme sıklığı yaş ile birlikte artar. Sigara içilmesi de boyun fıtığı riskini yükseltir. Araç içi trafik kazası sonrası başın ani olarak öne arkaya hareketi gibi boyunda ağır, ani ve ters hareket yaşanması sonunda boyun fıtığı riski artar. Sekreterler, bankacılar, sınava hazırlanan öğrenciler gibi masa başında özellikle baş öne eğik olarak uzun süre çalışılan meslekler risk grubundadır. Ayrıca dejeneratif (yıpranmış) diski olanlar, kemik erimesi görülenler, boyun travması veya spor yaralanması geçirenler risk grubunda yer almaktadır” dedi.

MEDİKAL TEDAVİ İLE İSTİRAHAT VE SERVİKAL COLLAR (BOYUNLUK) TAKILMASI

Boyun fıtığının tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Dr. Göker, “Tedavi planında özellikle başlangıçta boyunluk kullanmak ve ilaç tedavisi çok önemlidir. Omurgalar arasında yırtılan ve omurilik ve sinirleri sıkıştıran kıkırdağın yapısı ciddi oranda su içerir. Hareketsizlik ve istirahat altında yırtılan kıkırdağın su içeriğinin emilmesiyle, kıkırdağın hacmi küçülür ve sinire olan bası azaltır. Bazı ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçların kullanımından hastalar ciddi oranda fayda görür. Ancak boyun fıtığı nedeniyle kullandığımız bütün ilaçların uzun süreli kullanımı, özellikle karaciğer fonksiyonlarını bozmakta ve mide ülseri gibi hastalıkları tetiklemektedir. İlaç kullanımları mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır” diye belirtti.

AMELİYAT KARARI NE ZAMAN VERİLİR?

Fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerini de anlatan Dr. Göker, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Boyun fıtığı sonucu oluşan kas spazmı ve ödemi çözmek ve fıtık nedeniyle oluşan sinir basısını bir miktar azaltmak için fizik tedavi egzersizleri uygulanır. Fizik tedavi egzersizlerin de amaçlanan; boyun kaslarının gücünü arttırarak, omurganın kemik sitemine düşen gücün dengeli dağılımını sağlamaktır. Cerrahi Tedavi ise yırtılan yastıkçığın, sinirlere ve omuriliğe olan basısını ortadan kaldırmayı amaçlar ve farklı cerrahi müdahale teknikleri kullanılarak boyun fıtığı tedavi edilir. Peki ne zaman cerrahi tedavi yapılmalı? Hastayı sosyal, iş ve aile yaşantısında zora sokan ilaç tedavisine ve istirahatlere cevap vermeyen ağrılar varsa ve hasta bu rahatsızlıktan çokça şikâyetçi ise, kolda ortaya çıkan kuvvetsizlik, duyu kaybı, çekilen MR’da, şikâyetleri net olarak açıklayan boyun fıtığının izlenmesi durumunda. Omurilik basısına neden olan santral disk hernisi; total veya kısmi omurilik zedelenmesi varsa. Takip edilen hastada ilerleyici veya ani belirgin kuvvet kaybı oluşursa, koldaki şikâyetlere ek olarak servikal MR’ı da omurilikte boyun fıtığının omuriliği belirgin derecede sıkıştırmasına bağlı omurilik zedelenmesi izleniyorsa, medikal tedavide yetersizlik, ısrarcı boyun, kol ve baş ağrısı varsa, ameliyat kararı hastanın yakınmalarının şiddetine göre verilir veya hasta takibe devam edilir.”

Kontrolsüz diyabet gözden de vuruyor

Posted on by

Türkiye Gazetesi’nden Ziyneti Kocabıyık’ın haberine göre kontrol altında tutulamayan diyabetin en önemli sonuçlarından biri de körlük. 15 yıldır diyabet hastası olan kişilerin yaklaşık %75’ini etkileyen göz hasarı bulanık görme ile başlıyor ve zamanında teşhis edilmezse körlüğe kadar varan görme kayıplarına yol açıyor.

İstanbul’da düzenlenen 14. Retina Akademisi Kongresi’nde konuştuğumuz Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı ve Ankara Hacettepe Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bora Eldem diyabet hastalarının hiçbir şikayeti olmasa bile yılda en az bir defa göz dibi muayenesi yaptırması gerektiğini belirterek, “Erken tanı ve tedaviye yeni katılan anti-VEGF ilaçlarla, diyabetik retinopati adını verdiğimiz hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor ve görmede artış sağlanabiliyor” dedi.

ERKEN TEŞHİS EDİLEMİYOR

Retina hastalıklarının ülkemiz için önemli bir problem olduğunu söyleyen Eldem, şöyle devam etti: “Türk toplumunun yaşlanması ile giderek artan oranda gözüken sarı nokta hastalığı ve ülkemizde yaklaşık %14’lük bir görülme sıklığına sahip diyabetin yol açtığı görme kaybı, göz sağlığımızı tehdit ediyor. Ne yazık ki, körlüğe sebep olan bu hastalıkların belirtileri çok önemsenmediği için erken teşhis edilemiyor ve hastalar bize gözlerinde geri dönülmez hasarlar meydana geldiğinde ulaşıyorlar”

UÇUŞAN NOKTACIKLAR

Diyabetin henüz belirti vermediği dönemde de göze zarar verdiğini söyleyen Prof. Dr. Eldem, gözden gelen sinyallere karşı uyanık olunması gerektiğini belirterek, diyabetik retinopatinin belirtilerini şöyle sıraladı:
-Bulanık ve çift görme
-Gözde yanıp sönen ışıklar
-Koyu renkli ve uçuşan noktalar
-Gözlerde ağrı ve şişkinlik hissi
-Baktığınız alanın kenarlarında görme kaybı

DÜZ ÇİZGİLERİ KIRIK GÖRÜYORSANIZ

50 yaş üzerinde her 4–5 kişiden birisinde, 85 yaşında ise her iki kişiden birisinde sarı nokta hastalığı olarak bilinen yaşa bağlı makula dejenerasyonu belirtilerinin görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Eldem, “Bazen bir gözde ileri derecede görme kaybı olduğu halde öteki göz yıllarca sağlam kalabilmektedir. Ancak her iki göz birden etkilenirse okurken veya çalışırken zorluk hissedilmeye başlanır. Hastalığın ilk belirtilerinde kişi düz çizgileri yamuk görmeye başlar. Örneğin pencere camına ya da televizyona bir göz kapatılıp diğeriyle bakıldığı zaman, camın ya da televizyon camının kenarının eğri görülmesi, ilk belirti olarak anlaşılmalıdır. Hastalığın diğer belirtileri arasında merkezde siyah nokta görme ve görmede bulanıklık yer almaktadır” dedi.

KÖRLÜĞE KÖK HÜCRE

Daha önce tek tedavisi lazer olan retina hastalıklarında şu anda göz içine yapılan iğne tedavileri ile görme kaybının durdurulduğunu ve erken teşhis edilip tedaviye başlandığında, kaybedilen görmenin belirli oranda geri getirildiğini belirten Prof. Dr. Eldem, “Anti VEGF tedaviyi 1-2 ay aralıklarla tekrarlamak gerekiyor bu nedenle daha uzun etkili tedavi yöntemleri arayışları devam ediyor. Gen tedavileri ve kök hücre tedavileri de bunların içinde yer almaktadır. Öncelikle genç ve yaşlılarda görülen sarı nokta hastalığı ve tavuk karası hastalığında denenmektedir” dedi.

Bademcik enfeksiyonu kalbi etkileyebilir!

Posted on by

Yeni Asır’ın haberine göre Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Burhan Oflaz, yaptığı açıklamada, bademcik enfeksiyonunun baş ve karın ağrısı, iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateşle başladığını söyledi.

Rahatsızlığın daha sonra boğazda yanma ve şiddetli ağrı, ağız kokusu ve yutkunma zorluğu ile belirginleştiğini aktaran Oflaz, en önemli risk etmeninin de okul ve kreşler olduğunu belirtti. Oflaz, bu enfeksiyonların kış ve mevsimsel geçiş dönemlerinde daha çok görüldüğünü vurgulayarak, ”Hastalığa yol açan soğuklar değildir, günlük yaşantımızın daha çok ev, iş yeri, okul, toplu taşıma araçları gibi kapalı ortamlarda geçmesidir. Az havalandırılan ortamlarda üst solunum yolu enfeksiyonlarının bir kişiden diğerine yayılması kolaylaşır” bilgisini verdi.

Çocuklarda 5-15 yaş aralığında bu enfeksiyonun daha sık görüldüğünü dile getiren Oflaz, ”Çocuklar yılda 2 ya da 3 kez boğaz enfeksiyonu geçirebilir ve erişkinlere oranla daha sık üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanır. Bu durum kreş, yuva ve okul gibi çok sayıda çocuğun bir arada bulunduğu ortamlarda bulunan çocuklarda çok daha belirginleşir” diye konuştu.

TEKRARLANAN ENFEKSİYONLAR KALICI HASTALIKLARA YOL AÇABİLİR

Yrd. Doç. Dr. Oflaz, çocuklarda tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonlarının kalıcı hastalıklara yol açabildiğine işaret ederek, şunları aktardı: ”Kalıcı geniz eti büyümesi, sinüzit, orta kulak enfeksiyonu, orta kulakta sıvı birikmesi ve ileride işitme azlığı gibi kalıcı problemlere yol açabilir. Bunlardan çok daha önemlisi, çocuklarda boğaz enfeksiyonlarının sık görüldüğü için ‘ortalık hastalığı’ olarak düşünülmesi ve aileler tarafından önemsenmemesidir. Bazı çocuklarda ‘beta mikrobu’ ile oluşan boğaz enfeksiyonlarından sonra, bademcik iltihabını izleyen dönemlerde eklem rahatsızlıkları ve kalp kapaklarına zarar veren kalp romatizması oluşabilir. Beta mikrobundan kaynaklanan bademcik enfeksiyonu sonrasında ortaya çıkan kalp romatizması, kalbin her tarafını ve özellikle de kalp kapaklarını tutarak erken dönemde kalp kapak yetersizliğine ve ileride suni kapak takılmasına kadar varabilecek durumlara yol açabilir.”

Çocuklardaki romatizmanın erişkinlerden daha tehlikeli olduğuna dikkati çeken Oflaz, şöyle devam etti: ”Ülkemizde eklem ağrısı yakınması olan bir çocuğa sıklıkla aileleri tarafından ağrı kesici ilaçlar verilmekte ve bu ağrılar yanlışlıkla büyüme ağrısı olarak yorumlanmaktadır. Oysa eklem ağrısı bademcik enfeksiyonu rahatsızlığının bir bulgusudur ve kalp tutulumuna doğru gidişin ilk habercisi olabilir. Maalesef tanı almamış ya da geç tanı almış bazı çocuklarda tüm hayatını etkileyebilecek kalp bozuklukları görülebilmektedir. Bu hastalığın, ülkemizde genç yaşta kalp nedeniyle ölümlerin en sık sebeplerinden birisi olduğunu vurgulamak isterim.”

Oflaz, çocuğunda eklem ağrısı olan ailelerin çocuk hastalıkları uzmanına başvurması, ailelerin çocuklara kendi başına antibiyotik veya herhangi bir ağrı kesici vermemesi gerektiğini söyledi.

Çocukları enfeksiyondan korumanın mümkün olmadığını belirten Oflaz, bulunulan ortamın havalandırılması ve el yıkama alışkanlığı kazandırılmasının riski azaltacağını sözlerine ekledi.

1 2 3 4 5 148 149