Mehmet Ali Birand’a hüzünlü anma

Posted on by

Hürriyet’in haberine göre Beykoz Belediye Meclisi’nin kararıyla, Çiftlik Caddesi’nin adı bugünden itibaren ‘Mehmet Ali Birand Caddesi’ oldu.

Yeni caddenin açılışına, başta usta gazetecinin eşi Cemre Birand, oğlu Umur Ali Birand, gelini Caterina Birand, torunu Umberto Ali Birand ve 32. Gün çalışanları olmak üzere, Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, belediye meclis üyeleri ve Birand’ın yetiştirdiği gazeteciler katıldı. ‘Mehmet Ali Birand Caddesi’ yazılı tabelanın üzerindeki örtü, Birand ailesi ve Beykoz Belediye Başkanı Çelikbilek tarafından alkışlarla açıldı. Açılışın aynı zamanda Mehmet Ali Birand’ın doğum gününe rastlaması, Birand ailesini çok mutlu etti.

BİRAND AİLESİNİN MUTLULUĞU

Açılışta gazetecilere konuşan Cemre Birand, her gün kullandıkları bir caddeye Mehmet Ali Birand’ın adının verilmesinin ailesi olarak kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Cemre Birand, Mehmet Ali Beykoz’a aşıktı. 1991’den bu yana Beykoz’da oturuyorduk. Her gün geçtiğimiz caddeye Mehmet Ali’nin adının verilmesi bizi çok mutlu etti. Caddeyi kullandıkça, onu burada anmak gerçekten çok güzel olacak diye konuştu.

Oğlu Umur Ali Birand ise Beykoz’da en çok kullandığımız caddeydi burası. Üzerinden her gün geçmek çok hoş olacak. Vefa duygusunu yeniden yaşamaya başladık diye konuştu.

BAŞKAN ÇELİKBİLEK: BİR KÜLTÜR MERKEZİ YAPTIĞIMIZDA, ONUN ADINI DA MEHMET ALİ BİRAND KOYACAĞIZ

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ise duayen gazeteci Mehmet Ali Birand’ın adını Beykoz’da yaşatma onurunun kendilerine nasip olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Çelikbilek, Mehmet Ali Birand’ı çok eskiden beri tanırım. Böylesine meslek duayeni olan birinin adının Beykoz’da bir caddeye verilmesinden dolayı memnuniyet duyduk. Ailesinin sevindiğini görmek, beni daha çok sevindirdi. Önümüzdeki dönemde bir kültür merkezi yaptığımızda, onun adını da Mehmet Ali Birand koyacağız dedi.

DOĞUM GÜNÜ PASTASI KESİLDİ

Açılışta, Birand’ın 73’üncü doğum günü nedeniyle, Cemre Birand, Umur Ali Birand ve Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek tarafından üzerinde usta gazetecinin resminin bulunduğu bir pasta kesildi.

Genç kızın yürek burkan dramı!

Posted on by

Denizli’de anne ve babasının boşanmasının ardından annesiyle yaşamaya başlayan M.T., 14 yaşındayken annesinin sevgilisi tarafından cinsel tacize maruz kaldı. O yaşlarda psikolojisinin bozulması sebebiyle ortaya çıkan olay sonrası annesinin sevgilisi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Adli makamlar yaşanan olayın ardından genç kızı annesinin yanından alarak Denizli’de Çocuk Esirgeme Kurumu olmadığı için Isparta Çocuk Esirgeme Kurumuna yerleştirdi. Burada 1 yıl kalan, psikolojik sorunları nedeniyle 2010 yılında Manisa’ya gönderilen M.T. bir yıl önce reşit olunca çocuk esirgeme kurumundan kadın sığınma evine gönderilmek istendi. Kadın sığınma evinde kalmayı kabul etmeyen 19 yaşındaki M.T., arkadaşı S.Y.’e ait bir otomobil içinde 7 aydır yaşam savaşı veriyor.

POLİS İKNA EDEMEDİ

Manisa’nın Yunusemre İlçesi Yarhasanlar Mahallesinde park etmiş bir araç içinde 7 aydır yaşayan M.T.’nin durumuna kayıtsız kalmayan mahalle sakinleri durumu polise bildirdi. Mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine olay yerine gelen polis, M.T.’i kaldığı aracın içerisinden çıkarmaya bir türlü ikna edemedi. Polis ekiplerinin uzun uğraşı sonucunda, 7 aydır bir arkadaşının aracında yaşamını sürdüren M.T. vatandaşların şikayetleri üzerine, mahalleden uzaklaştırıldı.

Devletin tüm imkanlarını elinin tersi ile iten M.T., “Ben bu arabadan başka bir yerde kalmam” dedi. Arabanın sahibi S.Y. ise vatandaşların şikayeti üzerine aracını evinin önünden başka bir yere götürmekte buldu.

Durumun Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine devreye giren Aile ve Sosyal Politikalar Manisa İl Müdürü Murat Konan’ın kızla görüştüğü, kızı kadın sığınma evine gitmeye ikna ettiği öğrenildi.

TSK’da askerler Osmanlı Ordu marşıyla yürüdü

Posted on by

Milliyet’te yer alan habere göre Eğitim Alay Komutanlığı’nda çekilen videoda, erlerin yemin törenlerine Osmanlı ordu marşı ile hazırlandığı görülüyor.

Askerleri izleyen vatandaşların da büyük bir coşkuyla bu atmosfere ortak olduğu görülürken kiminin alkışladığı kiminin telefonlarına sarılarak bu anı kaydetmek istediği de gözlemleniyor..

Bu anlar sosyal medyada büyük beğeni toplarken en çok konuşulan konular arasında kendisine yer buldu.

İzlemek için haberin videosuna TIKLAYINIZ!..

Bahçeli’den ‘rezil müzakereler’ vurgusu!

Posted on by

CN’da yer alan habere göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2015 yılı bütçe görüşmelerinde konuştu.

Ahmet Davutoğlu’nun ‘çözülme sürecinden çok rahatsız olan var’ diyerek siyasi iz sürücülüğü yaptığını, öznesi gizli uyarılarda bulunduğunu belirten Bahçeli, “Başka yerlerde sorumlu aramasına gerek yoktur, evet biz çözülmeden de Kandil ve İmralı’yı kapsamına alan rezil müzakerelerden de oldukça rahatsız ve şikâyetçiyiz. Mücadeleden mütareke ve müzakereye kıvrılan korkaklık ve teslimiyetçilikten kaygılıyız. Farkında mısınız, siyasi bölücüler kıyamet kopartmaktan bahsetmektedir. Bu çevreler, sokak diliyle tahrik kampanyalarını sürdürmekte, iç güvenlikle ilgili düzenlemeye ateş püskürmektedir. Siyasi partilerin eylemleri, ‘Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne’ aykırı olamayacaktır.” diye konuştu.

DARBE SÖZLERİ TUTMAMIŞ, PARALEL TEZLERİNE ALDIRIŞ EDİLMEMİŞTİR

Bugün Türkiye’de üretim zaaf geçirdiğinden, meşru ve doğal yollardan zenginliğin yeşermesinin imkan dışı olduğunu belirten Bahçeli, “Zenginleşen, köşeyi dönen, cebini ve küpünü dolduranların ise nasıl bu duruma geldiklerini görmek için 17-25 Aralık’ta deşifre olan rezaletlere bakmak yeterlidir. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2014 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde en fazla puan kaybeden ülke olan Türkiye, 11 basamak düşerek 175 ülke arasında 64’üncü sıraya inmiştir. Demek ki darbe sözleri tutmamış, paralel tezlerine aldırış edilmemiştir.” diye konuştu.

Türk-İş verilerine göre, Kasım ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırının bin 225 TL olduğunu ifade eden Bahçeli, “Yoksulluk sınırının da 3 bin 990 lira olduğu bugünkü şartlarda, 891 liralık asgari ücretle geçinen milyonların feryadına ne diyeceğiz? Sayıları 5,5 milyonu aşan işsizler ordusuna, işsiz kalan her dört gencimizden birisinin hüznüne hangi mazeretleri uyduracağız? Kusura bakmayın, bin 150 küsur odalı kaçak ve karanlık sarayla uğraşıyorduk, altın varaklı bardakları, paha biçilmez halıları seçiyorduk; size gelesiye akşam mı oldu diyeceğiz? Tarihle yüzleşmek isteyenler, buyursun önce milletimizin içler acısı haline kafa yorsun.” dedi.

BÜTÇE HAVUZCULARA AÇIK, VATANDAŞLARIMIZA KAPALIDIR

Ekonomideki kronik sorunların, bütçeyi öldürücü ur gibi sardığını anlatan Bahçeli, “Ve bu bütçe hükümetin öngörüden uzak ekonomi politikalarının sadece bir yönü, sadece bir bölümü olarak vasat bulmuştur. Bütçe, aynı zamanda TBMM’nin, Hükümet üzerindeki siyasal denetim araçlarından birisi olarak ekonomik, siyasi ve sosyal sorumluluğun aynı anda gerçekleştiği hukuki ve siyasi bir belgedir. Ancak bu belgenin çocuk oyuncağına çevrilmesi şöyle dursun, müsrifliğin finansmanı için planlandığı gün gibi meydandadır. Bütçe; havuzculara açık, vatandaşlarımıza kapalıdır. Bütçe; denizlere durmadan gemi indirenlere davetkâr, mağdur ve mazlumlara uzaktır. Bütçe; ranta, faize, sömürüye, çaresizliğe, soyguna ikram, geçim ve maişet teminine yabancıdır.” şeklinde konuştu.

Uzun bir süredir çözüm kavramı etrafında bloklaşmalar ve yığılmalar yaşandığını, yığınaklar yapıldığını hatırlatan Bahçeli, “Çözüm diyenlerle çözülme diyenler doğal olarak iki ayrı uçta birikmiş, karşılıklı olarak mevzilenmiştir. Çözüm ezberine takılan iktidar ve bölücü çevreler ya bilerek ya da kördüğüm olmuş zihniyetleri gereğince dibe sürüklendiğimizi görmekten acizdirler. ‘Aladdinin Sihirli Lambası’ndan ovula ovula çıkarılmış gibi sunulan, Allah affetsin ama neredeyse ilahi emir gibi gösterilen çözüm kavramını konuşmak için önce sorundan, sorunun ne olduğundan bahsetmek lazımdır. Sorun kelime anlamı itibariyle araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi ve bir sonuca bağlanması gereken durum ve problemdir. Çözüm ise bir sorunla ilgili varılan sonuçtur. O halde sorun nedir, neleri kapsamaktadır? Çözümle kast edilen, çözümle ulaşılmak istenen nelerdir?” açıklamasında bulundu.

KANDİL’DEN DÜŞEN ZEHİRLİ ELMALAR KAÇAK VE KARANLIK SARAYIN BAŞINA DÜŞÜNCE HERKES MURADINA ERECEK MİDİR?

“Yüreklerinize sesleniyor ve soruyorum; PKK denen insan ve insaf kasaplarıyla Türkiye’yi masaya yatırmak çözüm müdür?” diyen Bahçeli, “Ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkûm bir katilin; ‘Benim bu kadar ağırlığım yoktu, İmralı’da daha fazla etkili ve güçlü bir lider oldum’ sözlerini duymak çözüm müdür? PKK’lı militanların kaleşnikoflarla yol kesip kimlik kontrolleri yapmaları, maske takıp sözde asayiş timleri oluşturmaları, haraç alıp sokakları geçilmez hale getirmeleri çözüm müdür? Mehmetçiklerin enselerinden kahpece vurulmaları çözüm müdür? Van’da, Bergama Belediye Spor’lu bir futbolcunun gol sevincini paylaşırken asker selamı vermesine hiddet ve şiddetle cevap vermek çözüm müdür? Bölücü terörün sözde vali ve kaymakam ataması yapacak kadar zıvanadan çıkması, sorarım Hükümet sıralarında oturan zevata, çözüm müdür? Kürdistan kurulunca iş bitecek, Sevr dirilirse İmralı ve Kandil’den düşen zehirli elmalar kaçak ve karanlık sarayın başına düşünce herkes muradına erecek midir? Kimse boşu boşuna hayale kapılmasın, Türk milleti bu tezgâha düşmeyecektir. Mezhebi, kökeni, yöresi ne olursa olsun, hiçbir kardeşim çözülmeyi benimsemeyecektir.” şeklinde konuştu.

Ahmet Davutoğlu’nun ‘çözülme sürecinden çok rahatsız olan var’ diyerek siyasi iz sürücülüğü yaptığını, öznesi gizli uyarılarda bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, “Başka yerlerde sorumlu aramasına gerek yoktur, evet biz çözülmeden de, Kandil ve İmralı’yı kapsamına alan rezil müzakerelerden de oldukça rahatsız ve şikâyetçiyiz. Mücadeleden mütareke ve müzakereye kıvrılan korkaklık ve teslimiyetçilikten kaygılıyız. Farkında mısınız, siyasi bölücüler kıyamet kopartmaktan bahsetmektedir. Bu çevreler sokak diliyle tahrik kampanyalarını sürdürmekte, iç güvenlikle ilgili düzenlemeye ateş püskürmektedir. Siyasi partilerin eylemleri, ‘Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne’ aykırı olamayacaktır. Aksi bir tavır Anayasal yaptırımlar uygulanmasını gerektiren Anayasa suçudur. Peki hukuk neyi beklemektedir?” diye konuştu.

Sürecin ihanetinin PKK’yı serbest bıraktığını, güvenceye aldığının aşikâr olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti: “Artık ihanet saklanmıyor, maske takarak duvar diplerinde, dağ kovuklarında gezme ihtiyacı duymuyor. Türkiye eriyor, millet tahrip ediliyor, vatan tartışılıyor, bugün ve geçmişteki hainler baş tacı yapılıyor, hala durmak yok yola devam mı diyeceksiniz? Devamsa bu nereye kadardır? Tamamsa bu ne zamandır? Hain taleplerin yoğunluğu aşırı yüklemeye yol açıp sistemin cevap verme kapasitesini zorlayacak ve bir noktadan sonra sıcak bakılan istekler karşılanmazsa devlet kendi kendini idame ettiremez hale gelecektir. Buna tarihin her devrinde çöküş denmiştir.”

Araç sahiplerine önemli hatırlatma!

Posted on by

Araç sahipleri dikkat!

Bu zamana kadar HGS borç sorgulaması yapmadıysanız mutlaka yapın. Çünkü her an aklınızın ucundan dahi geçirmediğiniz sürpriz bir rakam ile karşı karşıya kalabilirsiniz…

Otoyol ve köprü geçişlerinde kartı olmayan ya da olup da bakiyesi yetersiz veya arızalı olan binlerce araç sahibine Karayolları Genel Müdürlüğü’nden açıklanan rakamlara göre 2013 yılında 1 milyar lirayı aşkın ceza kesildi. 2014 yılı rakamları ise henüz daha belli değil.

1 YILLIK SÜRE DOLUYOR

Ancak bu aydan itibaren 2013 yılında kesilen cezalarla ilgili 1 yıllık yasal süre doluyor ve tebligatlar gönderilmeye başlanıyor. Eline tebligat ulaşanlar ya da internet üzerinden ceza sorgulaması yapanlar ise şaşkın! Çünkü inanamayacaksınız ama karşısında 1 yıllık HGS cezasının 40 bin TL olduğunu gören bile var.

SÜRÜCÜLER BÜYÜK BİR HATAYA DÜŞÜYOR!

‘’Nasıl olur da 1 yıl içinde bu kadar yüksek rakamlı ceza gelir’’ diye yaptığımız araştırmada 2012 yılında köprü ve otoyollardaki gişelerden geçiş sürelerini hızlandırmak ve sistemi tek bir çatı altında toplamak üzere hayata geçirilen Hızlı Geçiş Sistemi HGS’de sürücülerin çok büyük bir hataya düştüğü görüldü.

GİŞEDEKİ RAKAMIN 11 KATINI UNUTUN

HGS kartı olmayanların veya kartı olduğu halde bakiye yetersizliğinden veya farklı bir sebepten ötürü Kaçak geçiş muamelesine tabi tutulan ülke genelindeki binlerce sürücü gişeden geçiş ücretinin 11 katını ceza olarak ödeyeceğini zannediyor. Ancak durum gerçekte öyle değil.

YÖNETMELİKTE VAR

Karayollarının HGS yönetmeliğinde geçişi ücretli olduğu halde ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine o güzergâhın en uzun mesafesine ait geçiş ücretinin onbir katı tutarında idari para cezası verileceği ve bu en uzun mesafenin ücret ödemeden çıkış yapılan gişelere en uzak mesafede olan gişenin dikkate alınarak belirleneceği belirtiliyor.

11 KATI DEGİL 80 KATI

Hal böyle olunca da örnek vermek gerekirse sebebi ne olursa olsun Çamlıca gişelerden kaçak geçiş yapmış bir sürücü Sultanbeyli gişelerden çıkış yapmış olsa bile normalde ödemesi gereken 1.80 TL’nin 11 katını değil, Anadolu otobanının en uzak ve son gişesi olan Ankara sınırındaki Akıncı gişesinden çıkış yapmış gibi 15 TL’nin 11 katını ödemek zorunda kalıyor. Bu da cezanın miktarını 20 TL’den tam 80 katı olan 165 TL’ye çıkartıyor. Aynı şekilde Sultanbeyli gişelerden kaçak giriş yapan biri ise yine Akıncı gişeleri baz alınarak 13.50 TL’nin 11 katını ödemek zorunda kalıyor.

ŞOKE OLDULAR

İşte bu durumun farkında olmadan gişelerde gördüğü rakamın 11 katını ödeyeceğini düşünerek rahatlıkla kaçak geçiş yapan sürücüler 2013 yılında kesilen cezalar ile ilgili yollanan tebligatlar çerçevesinde ya da yaptıkları internet sorgusunda gördükleri rakamlar karşısında adeta şoke oldular.

HGS’DEN 40 BİN TL CEZA!

Binlerce kişiye farklı miktarlarda kesilen para cezaları arasında öyle rakamlar var ki duyanlar inanmakta güçlük çekiyor. Bu rakamlardan biri de İstanbul’da yaşayan H.O.’ya ait. Aracına yönelik 2013 yılı içinde kesilen cezalardan bir bölümü kendisine tebliğ edilince başka borcu olup olmadığını sorgulatan H.O. 2014 yılı da dahil toplmada 40 bin TL borcu olduğunu öğrendi. Çıkartılan borç dökümanında şahsın 2013 yılından bu zamana kadar tam 266 kez kaçak geçiş yaptığı belirtildi. Bakiyesi olması durumunda H.O.’nun ödeyeceği para 478 TL iken bu para cezalarla birlikte 40 bin 372 lirayı bulmuş durumda.

SATTIGI ARACIN BORCU KENDİSİNE ÇIKTI

HGS borcu çıkartılanlar arasında kaçak geçiş yapmayıp da mağdur olanlar da var. Aracını sattığı kişinin yaptığı kaçak geçişlerin 6 bin TL’lik faturasının kendisine çıkartıldığını öğrenen F.Ç. ise şaşkınlık içinde ne yapacagını kara kara düşünüyor.

15 GÜN ÖDEME SÜRESİ

Kesilen cezaların tebliğinden itibaren araç sahiplerinin ilk 7 gün itiraz hakkı bulunuyor. Tebliğden sonra 15 gün içinde ise borcun ödenmesi gerekiyor. Aksi takdirde maaşa haciz konulması gibi farklı yasal süreçler devreye giriyor.

10 MİLYONU AŞKIN ARAÇ KAÇAK GEÇTİ

2013’te 3 milyonu OGS, 7,5 milyonu HGS gişelerinden olmak üzere 10 milyon 463 bin araç kaçak geçiş yaptı. Bu araçlara 1 milyar 162 milyon lira para cezası kesildi. 2014 yılı rakamları açıklanmadı. Aracının HGS borcu olup olmadığını öğrenmek isteyenler internet üzerinin ”HGS borç sorgulama” ekranından bu işlemi yapabiliyor.

1 2 16 17 18 19 20 21 22 23 24 165 166